Spermidin, vücudumuzun kendi hücrelerinde ürettiği ve aynı zamanda buğday özü (wheat germ), olgunlaşmış peynirler, soya ürünleri, mantar ve bazı baklagiller gibi besinlerle dışarıdan da alınan bir poliamin. İlgi çekmesinin temel sebebi, otofaji yazımızda ayrıntılı anlattığımız hücresel "öz temizlik" sürecini doğal yollarla tetikleyebiliyor olması. Kan serumundaki spermidin düzeyi yaşla birlikte azalma eğiliminde, ve bu düşüş bazı araştırmacıları "dışarıdan takviye ederek bu azalmayı tersine çevirebilir miyiz?" sorusuna yöneltti.
Spermidinin ömrü uzattığına dair en güçlü kanıt maya, solucan, sinek ve fare gibi model organizmalardan geliyor. İnsan tarafında ise elimizde iki farklı türde veri var: diyetle alınan spermidinin ölüm riskiyle ilişkisini inceleyen gözlemsel çalışmalar, ve doğrudan takviye vererek test eden randomize çalışmalar. Bu ikisi, göreceğiniz gibi, birbirinden oldukça farklı bir tablo çiziyor.
2018'de American Journal of Clinical Nutrition'da yayımlanan bir çalışma (Kiechl ve ark.), İtalya'nın Bruneck bölgesinde yaşayan 829 kişiyi (45-84 yaş) 1995'ten 2015'e kadar, yani 20 yıl boyunca takip etti. Katılımcıların diyetleri 1995, 2000, 2005 ve 2010 yıllarında tekrarlanan anketlerle ölçüldü; takip süresinde 341 ölüm kaydedildi. Sonuç: diyetle daha yüksek spermidin alan katılımcılarda ölüm riski, daha düşük alanlara kıyasla belirgin şekilde daha azdı.
Bu güçlü ve uzun soluklu bir çalışma, ama sonuçta gözlemsel: spermidin açısından zengin besinleri daha çok tüketen insanlar genel olarak daha dengeli bir diyet uyguluyor da olabilir (daha fazla sebze, baklagil, tam tahıl), ve ölüm riskindeki azalmanın bir kısmı bu genel diyet kalitesinden kaynaklanabilir. Çalışma, spermidinin kendisinin tek başına sebep olduğunu kanıtlamıyor; sadece bir ilişki gösteriyor.
2012'de Rejuvenation Research'te yayımlanan bir çalışma (Pucciarelli ve ark.), 3 farklı yaş grubundan toplam 78 kişinin (her grupta 26 kişi) tam kanındaki poliamin düzeylerini karşılaştırdı. Bulgular beklenenden biraz daha karmaşık: toplam poliamin düzeyi yaşla birlikte azalıyor, ama en yaşlı grupta (90 yaş üstü ve yüzyaşındakiler) spermin'in toplam poliaminlere oranı diğer gruplara göre belirgin şekilde daha yüksek bulunmuş. Araştırmacılar bu düşüşün büyük ölçüde putresin (başka bir poliamin) düzeyindeki azalmadan kaynaklandığını belirtiyor.
Burada bir ayrım yapmak önemli: spermidin ve spermin, birbirine yakın ama farklı iki poliamin. Bu çalışma "yüzyaşındakilerde spermidin yüksek" demiyor; "yüzyaşındakilerde, kalan poliaminler içinde spermin oranı daha yüksek" diyor. İkisini birbirine karıştırmak, bu alanda sık yapılan bir basitleştirme hatası.
Burada işler hız kesiyor. 2023'te Nutrients dergisinde yayımlanan randomize, plasebo kontrollü, çapraz geçişli bir çalışmada (Senekowitsch ve ark.), 12 sağlıklı yetişkine 5 gün boyunca günde 15 mg oral spermidin verildi (iki 5 günlük dönem arasında 9 günlük arınma süresi bırakılarak). Sonuç şaşırtıcı: plasebo ile karşılaştırıldığında, bu dozda alınan spermidin plazma spermidin düzeyini değiştirmedi. Buna karşılık plazma spermin düzeyi yükseldi, tükürükteki poliamin seviyelerinde ise bir değişiklik görülmedi.
Araştırmacılar bunu, alınan spermidinin vücuda girdikten sonra sistemik dolaşıma ulaşmadan önce spermine dönüştürülmüş olabileceğiyle açıklıyor. Pratik anlamı şu: "spermidin hapı al, kanındaki spermidin yükselsin" beklentisi, en azından bu dozda ve bu çalışmada doğrulanmadı. Bu, diyetle alınan spermidinin ölüm riskiyle ilişkili bulunduğu Bruneck çalışmasıyla doğrudan karşılaştırılamaz — biri uzun süreli, gerçek yemeklerden gelen alım, diğeri kısa süreli, izole bir takviye.
Spermidin takviyesinin bilişsel etkilerini test eden en kapsamlı insan çalışması SmartAge, 2022'de JAMA Network Open'da yayımlandı (Wirth ve ark.). 2017-2020 arasında yürütülen bu 12 aylık, çift kör, plasebo kontrollü faz 2b çalışmasında, hafif bilişsel yakınması olan 60-90 yaş arası 100 yetişkin, günde 0,9 mg buğday özü spermidini içeren bir takviye ya da plasebo (mikrokristalin selüloz) almak üzere randomize edildi.
Yazarların kendi sonucu açık: 12 aylık, düşük doz (0,9 mg/gün) spermidin takviyesi, hafif bilişsel yakınması olan yaşlı yetişkinlerde hafızayı ve ölçülen biyobelirteçleri plasebodan farklı şekilde değiştirmedi. Bazı ikincil kaynaklar, çalışmanın 3. ayında geçici bir hafıza avantajı görüldüğünü, ama bunun 12. ayda kaybolduğunu aktarıyor; araştırmacılar bunu yetersiz doza bağlayabileceğini öne sürüyor.
2024'te Nature Cell Biology'de yayımlanan uluslararası bir çalışma, orucun etkilerinin bir kısmının vücuttaki spermidin düzeyinin artmasıyla ilişkili olduğunu öne sürdü; bu artışın eIF5A proteininin "hipusinasyonu" denen bir süreç üzerinden otofajiyi tetiklediği belirtiliyor. Çalışmanın insan verisi, bir detoks programı ve uzun süreli bir oruç araştırmasının alt grubundan alınan 109 katılımcının örneklerine dayanıyor; oruç sırasında poliamin düzeylerinin tutarlı şekilde yükseldiği gözlenmiş. Bu, sirkadiyen beslenme yazımızda değindiğimiz oruç-otofaji ilişkisine moleküler bir açıklama ekliyor.
Önemli bir sınırlama: bu insan verisi gözlemsel, yani oruç sırasında poliamin düzeyinin yükseldiğini gösteriyor ama bunun yaşam süresini uzattığını göstermiyor. Yazarlar da bu yolağın farklı canlı türlerinde korunmuş olduğunu not ediyor, ama insanlarda uzun dönemli sonuçlar henüz test edilmedi.
Elimizdeki veriyle dürüst cevap: diyetle spermidin almanın (gerçek besinlerden) uzun vadede faydalı olabileceğine dair makul bir gözlemsel kanıt var, ama izole bir takviyenin aynı faydayı sağladığına dair doğrudan bir kanıt yok. Üstelik elimizdeki tek randomize farmakokinetik çalışma, düşük-orta dozda alınan takviyenin kandaki spermidin düzeyini bile yükseltmediğini gösterdi; SmartAge çalışması da düşük dozda 12 aylık kullanımın hafızada ölçülebilir bir fark yaratmadığını buldu.
Bu, "spermidin işe yaramaz" anlamına gelmiyor — hayvan verisi gerçek, mekanizma (otofaji tetiklemesi) makul, ve diyet verisi teşvik edici. Ama şu an için en sağlam öneri, buğday özü, olgunlaşmış peynir, soya, mantar ve baklagiller gibi doğal kaynaklardan düzenli spermidin almak; izole takviyelerin daha yüksek dozlarda ve daha uzun sürede test edilmesini beklemek mantıklı bir temkin.
Güvenlik tarafında, kısa süreli düşük-orta doz takviyenin (SmartAge'de 0,9 mg/gün, Senekowitsch çalışmasında 15 mg/gün) ciddi bir yan etki artışına yol açtığına dair bir bulgu yok. Ama uzun süreli, yüksek doz kullanımın güvenliği hakkında elimizde yeterli veri bulunmuyor.
İnsanlarda bunu doğrudan gösteren bir çalışma yok. Maya, solucan, sinek ve fare gibi model organizmalarda spermidin ömrü uzatıyor. İnsanlarda ise 829 kişilik bir kohort çalışmasında diyetle yüksek spermidin alımı daha düşük ölüm riskiyle ilişkili bulundu, ama bu gözlemsel bir ilişki — spermidinin kendisinin sebep olduğunu kanıtlamıyor.
2023'te yayımlanan randomize, plasebo kontrollü bir çalışmada, 5 gün boyunca günde 15 mg spermidin alan sağlıklı yetişkinlerde plazma spermidin düzeyi değişmedi; bunun yerine plazma spermin düzeyi yükseldi. Araştırmacılar, alınan spermidinin vücutta spermine dönüştürüldüğünü düşünüyor.
SmartAge adlı 12 aylık, 100 kişilik randomize kontrollü çalışmada, hafif bilişsel yakınması olan yaşlı yetişkinlerde günde 0,9 mg buğday özü spermidini, birincil hafıza ölçümünde plasebodan anlamlı bir fark göstermedi. Keşifsel analizlerde sözel hafıza ve iltihap belirteçlerinde bazı olumlu işaretler görülmüş, ama yazarlar bunun daha yüksek dozla doğrulanması gerektiğini belirtiyor.
Buğday özü (wheat germ), olgunlaşmış peynirler, soya ürünleri, mantar ve bazı baklagiller spermidin açısından zengin besinler arasında sayılıyor. Kan serumundaki spermidin düzeyi yaşla birlikte azalma eğiliminde.
"Diyetle alınan spermidin, uzun bir kohortta daha düşük ölüm riskiyle ilişkili. Ama elimizdeki tek randomize takviye çalışması, bu dozda alınan hapın kandaki spermidini bile yükseltmediğini gösterdi — gerçek yemek ile izole takviye arasındaki fark, bu alanda hâlâ çözülmemiş bir soru."
— Vivelong Longevity Bilim Ekibi